M. Kazım Dinç Kandıra Devlet Hastanesi Başhekimi Muhammet Güler’i hastanenin genel durumu ve yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Hastanedeki polikliniklerin çoğunun kadrolu doktoru olduğunu, eksik branşlarda ise Kamu Hastaneleri Birliği tarafından görevlendirilen doktorların hizmet verdiğini söyleyen Güler, doktor sıkıntısı çekmediklerini söyledi. Hastaneden sevk edilen hasta sayısını minimuma indirmek için çalıştıklarını kaydeden Güler, bu kapsamda diş röntgen cihazını hastane bünyesine eklediklerini söyleyerek, kanal tedavisine başladıklarını belirtti. Ayrıca diyabet hastalarına en iyi hizmeti verebilmek için diyabet eğitim hemşiresi görevlendirdiklerini de sözlerine ekledi.
DİŞ RÖNTGENİ
Hastanenin genel durumu hakkında bilgi veren Güler, “Hastanemiz yoğun bakım üniteleri, palyatif bakım merkezi, ameliyathanesi ve acil servis hizmetleri olan 50 yataklı bir hastanedir. Eksik branşlarımız olmakla birlikte hizmetlerimizi aksatmadan yürütüyoruz. Geldiğimde hastanemizin ufak tefek sorunları vardı. Diş polikliniği, bodrum katta, güneş görmeyen, hava almayan bir yerde planlanmıştı. O polikliniğimizi 2. kata taşıdık. Hem hasta memnuniyetimiz arttı hem de çalışanlarımız daha güzel bir mekanda hizmet vermeye başladı. Şuan da 4 tane diş hekimimiz hizmet veriyor. Hastalardan da herhangi bir şikayet almıyoruz. Diş polikliniğimizde röntgen cihazımız yoktu. Yaklaşık 1 ay önce Kamu Hastaneleri Birliği bizim bu cihazımızı da aldı. Şuan için röntgen çekmeye başladık ve kanal tedavisi uygulanmaya başlandı” dedi.
GÖĞÜS HASTALIKLARIÇARŞAMBA VE CUMA
Çoğu polikliniklerin kadrolu doktoru olduğunu kaydeden Güler, “Ortopedi, dahiliye, üroloji, nöroloji, KBB, göz ve çocuk doktorlarımız kadrolu olarak hizmet veriyor. Genel cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum, anestezi ve göğüs hastalıkları branşındaki doktorlarımız da Kamu Hastaneler Birliği tarafından geçici görevle hastanemize gönderilmekte. Göğüs hastalıkları doktorumuz hariç diğer doktorlarımız haftanın 5 günü hizmet verirken, göğüs hastalıkları doktorumuz ise çarşamba ve cuma günü hizmet veriyor” diye konuştu.
EN ÇOK TALEPDAHİLİYE VE GÖZE
Hastanede en çok dahiliye ve göz polikliniğine talep olduğunu söyleyen Güler, “Dahiliye polikliniğimiz ayda bin 300’e yakın hasta bakıyor. Göz doktorumuz da aynı şekilde. Neredeyse ayda bin 500’e yakın hasta bakıyor. Ortopedinin hasta sayısı ise ayda 1000’in altına düşmüyor. Nörolojinin hasta sayısı biraz daha az; ayda 600’e yakın hasta bakıyor. Ürolojinin de hastası az ama bu tür polikliniklerin ameliyat niteliği önemli. Üroloji doktorumuz hastanemizde hemen hemen tüm ameliyatları yapabiliyor. Ortopedi ve göz polikliniği de aynı şekilde. Ameliyat için başvuran çoğu hasta ameliyatını olabiliyor” ifadelerini kullandı.
KALP HASTALARISEVK EDİLİYOR
Farklı hastanelere sevk edilen hastaların çoğunun kalp hastası olduğunu kaydeden Güler, “Hastanemiz 50 yataklı olduğu için bazı branşların bizim hastanemize atanması mümkün değil. Örneğin kalp damar cerrahisi, plastik cerrahi ve cildiye branşları hastanemize atanamaz. Bakanlığın böyle bir önergesi var. Karamürsel’de de Körfez’de de olmaz. Çünkü aynı grup hastaneyiz. Bu tür branşlar için mecburen sevk ediyoruz. Örneğin kalp krizi geçiren bir hasta acilimize başvurduğunda biz onu hemen sevk etmek zorundayız. Sevk ettiğimiz hastalarımızın neredeyse yarısı da kalp hastalarıdır. Geçmiş yıllara göre hasta sevk oranlarımız makul seviyededir. Benzer hastanelere göre bizim hasta sevk oranımız düşük” şeklinde konuştu.
YOĞUN BAKIM AÇIK
Son zamanlarda basında ses getiren yoğun bakımın kapalı olduğu iddialarına da cevap veren Güler, “Yoğun bakım 3 düzeyden oluşuyor. Birinci, ikinci ve üçüncü düzey. Birinci düzey yoğun bakımlarda genel durumu kötü olan hastanın takibi zaten mümkün değil. Birinci düzey yoğun bakımlarda makineye bağlı olmayan ancak yaşlı, yemek yiyemeyen, solunum sıkıntısı çeken ancak oksijen tedavisiyle düzelecek hastalar kontrol altında tutuluyor. Anestezi doktorumuz istifa ettikten sonra tabii ki biraz sıkıntı yaşadık. Çünkü hastanın genel durumu tehlikeye girdiği zaman anestezi doktorunun olmaması hekimlere güven vermiyordu. Bir de görevlendirmeyle gelen doktorlar hastanın takibini yapamamaktan çekinip sevk etmeyi uygun görüyorlardı. Bu konuda bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Doktorlarımız yoğun bakıma hasta sevk ettiği takdirde yoğun bakım üniteleri hastalarımızın hizmetine her zaman açıktır” ifadelerini kullandı.
DİYABET EĞİTİM HEMŞİRESİ
Hastane bünyesinde diyabet eğitim hemşiresinin de hizmete başladığını söyleyen Güler, “Dahiliye polikliniğimize başvuran diyabetli hastaların yaşam kalitesini yükseltmek için hastalara destek verecek olan Diyabet Eğitim Hemşiremiz Hayriye Yıldıztekin göreve başlamıştır. Diyabetli hastaların kendi kendini yönetimine destek olacak olan hemşiremiz, hastalarımızın düzenli takibini yaparak oluşacak komplikasyonların önlenmesine yönelik hastaya ve ailesine gerekli eğitimleri verecek” diye konuştu.


