MHP’de değişimden yana tavır koyduğu için görevinden alınan MHP Kandıra eski İlçe Başkanı Türkan Özcan, kurultay zaferinin ardından gazetemize bazı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin yenilenen MHP’ye ihtiyacı olduğunu söyleyen Özcan, partinin bölüneceğini düşünenlere de “Kimse heveslenmesin” mesajını verdi. 10 Temmuz’da yapılacak olan kongreden değişim sonucu çıktığında siyasete yön veren bir parti olacaklarını kaydeden Özcan, “Değişim olduğu takdirde hükümetin dayattığı başkanlık sistemi ve bunun gibi nice zırvalıkların kesinlikle önü kesilecektir” dedi.
KİMSE KİMSENİN ADAMI DEĞİL
Kurultay günü yaşananları değerlendiren Özcan, süreçle ilgili şu şekilde konuştu; “7 aydan bu yana delegelerin ve parti tabanımızın değişimden yana bir talebi vardı. Genel merkezimizin bunu kabul etmemesi ve ardından gelişen mahkeme süreçlerinin sonucunda kongremizi yaptık. Toplanamayacağımız düşünülüyordu ancak kongredeki kalabalık o kadar fazlaydı ki araçlarımızı kongrenin yapılacağı otelden 5 kilometre ileride park ederek yürümek zorunda kaldık. Oradaki hava çok farklıydı. İnsanlarda bir inanmışlık vardı. Kimse Sinancı, Meralci değildi. Orada herkes ülkücüydü.
TABAN İRADESİNİ GÖSTERDİ
Kongrede oy kullandığımızı beyan etmek için üç kere imza verdik ve her bir imza da yaklaşık 40-50 dakika kuyrukta bekledik. Parti tabanımız iradesini, demokrasi ve hukuk kurallarını orada gösterdi. 700’den fazla ülkücü değişimden yana tavrını ortaya koydu. Artık genel merkezin bu karara karşı çıkacağını sanmıyorum. Herhangi bir mahkeme süresi açılmazsa 10 Temmuz’da Genel Başkan ve MYK seçimli kongremiz olacak.
YENİLENEN MHP’YE İHTİYAÇ VAR
Bu işin artık MHP’den çıktığını görüyoruz. Artık sokaklardaki tüm vatandaşlar tek parti zihniyetinde sıkışmış. 14 yıldan bu yana tek parti gibi bir algı var. Bu yüzden vatandaşların haklarını savunması anlamında Milliyetçi Hareket Partisi’ne ihtiyacı var. Tüm kamuoyu desteği arkamızda. Bunu çok net olarak ifade ediyoruz. Yaptığımız tüzük kurultayında da bunu net olarak gördük. 10 Temmuz’dan sonra siyasi gelişmelerin çok farklı olacağına inanıyoruz. MHP’nin genel başkanı ve MYK’sı değiştikten sonra siyasal alanda çok farklı bir siyasi hareket ortaya çıkacaktır. Artık kenarda köşede kalmış bir Milliyetçi Hareket Partisi değil, olaylara daha hâkim bir MHP yapısı kurulacaktır.
KİMSE HEVESLENMESİN
Üst kurul delegeleri olarak bir sene önce genel başkanımıza görev veren bizlerdik. Bugün ise değişimden yana tavır gösteriyorsak kimse kusura bakmasın. Toy toplandığında Kağan susarmış. Toy toplanmış, gerekli kararını vermiş, Kağan’da gereğini yapacak. Tabana karşı tavan siyaseti yapılmaz. Bakarsınız 10 Temmuz’da Genel Başkanımız yeniden aday olur. Kongrede delegelerin gönlünü alır, istişaresini yapar, konuşmasıyla ikna eder, yeniden başkan o seçilir. Karşısına farklı bir yapı da çıkabilir ama her şey 10 Temmuz’da delegelerin kararıyla ortaya çıkacak. Sonuç ne olursa olsun kim çıkarsa çıksın bizim liderimizdir. Bizim gidecek başka bir yerimiz yok. Gitmeyiz de. Kimse heveslenmesin.
ASLA BÖLÜNMEYİZ
Bu hareket ne adaylarımızın ne de genel başkanımızın inisiyatifinden çıktı. Bu bir taban hareketidir. Bu hareketi teşvikleyen de halktır, teşkilatlardır. Kongrede dikkat ederseniz divan seçiminde iki liste verildi. Orada delegeler ayağı kalktı ve tek liste talep etti. Hemen akabinde genel başkan adayları 15 dakika içerisinde tek liste çıkardı. Delegeler gerçekten bilinçli. Teşkilatlarına göre hareket ediyor. Bende şahsen Kandıra’daki ülkücü, milliyetçi camiamıza göre hareket ediyorum. Bu yüzden partimizin bölüneceğini düşünenler boşuna umutlanmasın. O kadar uğraşmalarına rağmen bu saate kadar bölünmediysek bu saatten sonra da asla bölünmeyiz. 10 Temmuz’da güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi yapısı, olayların birebir içerisinde ve siyasete yön veren bir parti olacağız.”
BAŞKANLIK SİSTEMİNİN ÖNÜ KESİLECEK
Değişim olduğu takdirde iç ve dış siyasette yaşanacakları aktaran Özcan, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Milliyetçi Hareket Partisi uzun zamandır sadece siyasi konumunu korumakla yetiniyordu. Olayların birebir içerisinde aktif rol alan, siyasete yön verebilen ve genel politikalarda tayin edici bir rol üstlenmeyen yapımız vardı. Teşkilatlarda da sanki üzerlerine ölü toprağı serilmiş gibi ‘olduğu kadar olur’ mantığı hâkimdi. 16 yıldan bu yana yüzde 11-13 aralarında gidip geldik. Bu yüzden başarılı olduğumuzu kimse söyleyemez. Bu değişim olduğu takdirde hükümetin dayattığı başkanlık sistemi ve bunun gibi nice zırvalıkların kesinlikle önü kesilecektir. Toplumsal hareket yeni bir yön alacaktır. Türkiye siyaseti daha milliyetçi, muhafazakâr bir siyasi ve politik çizgiye gelecektir. Daha aktif, daha güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi olduğunda bunun etkisi dış siyasete de yansıyacaktır.
ÖZGÜVENİ YÜKSEK BİR TÜRKİYE
Şuanda gördüğümüz gibi Ortadoğu’dan tutun Avrupa’ya kadar herkes Türkiye’yi yok sayan bir politikanın içerisine girmiş durumda. En son çıkan kararlar, yapılan yaptırımlar, uygulamalar bunu gösteriyor. Türk Milleti’nin bölünmüşlüğü, parçalanmışlığı ortadan kalktığı takdirde daha güçlü, özgüveni yüksek bir Türkiye göreceksiniz. Türk Milletinin yüzde 80’inin içinde muhafazakarlık ve milliyetçilik vardır. Bu iman ve oluşum içerisinde dış siyasette daha sağlıklı yaptırımlar ve uygulamalar olacak. Türkiye’nin bunalmışlığı ve milletimizin yarınlara olan güvensizliği ortadan kalkacak.”


