CHP Kandıra İlçe Başkanı Gülay Vurmaz Eyisabuncular, gazetemize yapmış olduğu açıklamada referandum sürecini değerlendirdi. İktidarın hesap verme sorumluluğundan kurtulabilmek için Cumhuriyet’i ortadan kaldırma çabasında olduğunu söyleyen Eyisabuncular, “Halkımız Atatürk’ün emanetine her zamankinden daha fazla kıymet verecek. Bu dayatma halkın iradesine takılacak” dedi.
TÜRK MİLLETİNİ AYRIŞTIRDILAR
Eyisabuncular’ın açıklamaları şu şekilde; “Bugün ülkemizin geldiği noktayı ve getirilmek istediği son dönemeci okuduğumuzda, ülkeyi teslim etmemek gerekliliği en elzem haliyle karşımıza çıkıyor. Ülkeyi 15 yıldan bu yana yönetenler, başarısızlıklarını örtbas edebilmek ve hesap verme sorumluluğundan kurtulabilmek için, Cumhuriyet’i ortadan kaldırma çabasına girmişlerdir. Bugüne kadar geçen iktidar dönemlerinde istedikleri herşeyi çıkarları doğrultusunda yapmışlar, ihtiyaçlarına göre gece yarısı yasalar çıkarmışlar, toplumu kutuplaştırıp sınıflara ayırmışlar, bizden-sizden saçmalığıyla yüce Türk milletini ayrıştırmışlardır.
TARİHİNİ ÖĞRENEMEYEN NESİLLER YETİŞİYOR
Gelinen noktada ülkeye bakıldığında devlet kaynaklarının yağmalandığı, ekonominin çökme noktasında olduğu, günlük çözümlerle çareler arandığı, işsizliğin önlenemez şekilde arttığı, verimli tarım topraklarının peşkeş çekildiği, yandaş rantlara kurban edildiği görülmektedir. Gene bugün gelinen noktada eğitimin kalitesizliği, sürekli değişen eğitim müfredatları, tarihini öğrenmekten men edilen yeni nesiller yetişmesine sebep olmaktadır.
ABA ALTINDAN SOPA
Ülkede terör zapt edilemez hale gelmiş, güvenlik zafiyeti had safhaya çıkmış, komşularla olan ilişkilerimiz laçkalaşmış, gencecik evlatlarımız bilmedikleri bir bölgede, başka ülkede şehit düşer olmuş ve toplum bunları sorgulamasın diye sürekli korkutulmuş, sindirilmiş. Korkuya dayalı yürütülen, şiddet diliyle idare edilen, aba altından sürekli sopa gösterilen bu düzen ülkemizin gerek insan kaynağını, gerek ülke kaynaklarını her geçen gün verimsiz bırakmakta, hızlı bir çöküşe hazırlamaktadır. Başarısız olunan her girişimde ya da yaptırımda kandırıldık diyebilen, kurban olduk safsatasıyla geçiştiren, bir yönetimin ne kadar erk sahibi olduğu ya da olabileceği de irdelenmelidir.
KURTULUŞ REÇETESİ GİBİ SUNULUYOR
Bugün getirilmek istenen ve adı kulağa en hoş gelecek şekilde değiştirilen Cumhurbaşkanlığı sistemi ise kandırılmışlıklarıyla pekiştirdikleri yönetim anlayışının, Türk insanını kandırmaya evrilmiş olan şeklidir. Cumhurbaşkanlığı diye dayatılan, aslında adı Diktatörlük olan bu rejim, insanlarımızın kandırılarak köleleştirilmesi için ve ülkeyi yönetenlerin işledikleri suçlardan dolayı hesap vermekten kaçmalarının tek yolu olarak sanki bir kurtuluş reçetesi gibi sunulmaktadır. Bir hanedan ve imtiyazlı bir sınıf yaratmak amacıyla ülkeyi yüzlerce yıl geriye götüreceklerdir.
AİLE ŞİRKETİ GİBİ
Ezilen işçi, köylü, emekçi ve kadınlarımız daha çok ezilecek her türlü hakkından mahrum edilecek, hakkını arama hürriyetinden yoksun bırakılacaktır. Göstermelik bir meclis ve bu mecliste sülaleden, eşten, dosttan, ortaklardan oluşan vekiller olacaktır. Aile Şirketi gibi bir yapıya bürünecek bütün işi ihale ve rant takibi olacaktır. Hiç bir yetkisi olmayan ve tek adamın iki dudağı arasında olan meclisin varlığı ile yokluğu hiçbir şey ifade etmeyecektir.
KABUL EDİLEMEZ
Yargı, Yasama ve Yürütme’nin tek bir adamın kontrolü altında olması kabul edilemez. Bütçenin tek elden çıkması ve denetlenemez olması kabul edilemez. Karakteri bağımsızlık olan Türk milletine pranga vurulması kabul edilemez. Bunun bir seçim propagandası dönemi olmadığının farkındayız. Bunun siyaset üstü bir mesele olduğunun da farkındayız. Gelsin diye servis edilen sistemin, bütün vatandaşlarımızı ilgilendirdiğini, her Türk vatandaşının varlık meselesi olduğunun da bilincindeyiz. Ve her vatandaşımızın, bu ülkeyi bize bırakanlara borcu olduğunu da biliyoruz. Her Türk erkeğinin ve her Türk kadınının temel görevi bu ülkenin bağımsızlığını korumaktır. Biz ısrarla halkımıza sistemin sakıncalarını, tek adam gerçeğini, işlevsiz meclisi, haksız hukuksuz bırakılmış toplumu anlatmaya devam edeceğiz.
HALK ‘HAYIR’ DİYECEK
Hayır oyu verecek vatandaşlarımızın PKK’lı, FETÖ’cü, IŞİD’çi gibi etiketlerle karalanmalarını esefle karşılıyoruz. PKK’yı adam yerine koyup barış güvercini ilan edenlerin, kırmızı halılarla karşılayıp kol kola resim verenlerin, Öcalan’ı dini bütün bir kimlik ve akil adam yerine koyanların kim olduğunu sorgulamayı halka bırakıyoruz. Türk halkının ayırt kabiliyetine her zamankinden daha fazla güveniyoruz. Atatürk’ün emanetine her zamankinden daha fazla kıymet verileceğini biliyoruz. Bu dayatma halkın iradesine takılacaktır. Halk yeter artık ‘hayır’ diyecektir.”


