Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince, özel olarak hazırlanan Ferizli Spor Salonu’nda görülen duruşmaya, 138 tutuklu sanık ile avukatları ve yakınları katıldı.
Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kayıt altına alınan duruşmada, tutuklu sanıkların savunmasının alınmasına devam edildi.
Tutuklu sanık eski Yarbay İsmail Öcal, savunmasında, 15 Temmuz darbe girişiminden önce Kandıra Kışla Komutan Vekili olarak görev yaptığını söyledi.
Öcal, 15 Temmuz günü mesai bitiminin ardından, İstanbul’daki ailesini ziyaret etmek için izinsiz şekilde garnizonu terk ettiğini belirterek, evindeyken tugayın nöbetçi amirinin kendisini aradığını ve personelin mesaiye çağrılacağını, reaksiyon süresinin ölçüleceğini söylediğini belirtti.
Birliğinin nöbetçi amirini aradığını, gelen talimatı aktardığını, daha sonra sanık 1. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı Merkez Komutanı eski Albay Ahmet Üzer’in kendisini arayarak, eski 1. Motorlu Piyade Tugay Komutan Vekili Piyade Kurmay Albay Uğur Coşkun’un, personelin tugaya gelmesi emrini verdiğini kendisine ilettiğini kaydeden Öcal, bunun üzerine Kocaeli’ye doğru otobüsle yola çıktığını kaydetti.
“Telegram” programındaki paylaşım
Sanık Öcal, yolculuk sırasında şoförünü arayarak kamuflaj ve silahını hazırlaması emrini verdiğini belirterek, “Ömer Başçavuşu arayarak beni Kocaeli otogarından alması emrini verdim. Yoldayken 1996 mezunlarının kurduğu ‘telegram’ adlı mesajlaşma programında ‘hava, deniz ve jandarma ortaklığı bir kalkışma var fakat kara kuvvetleri buna dahil değil.’ şeklinde paylaşımları vardı.” diye konuştu.
Yoldayken Uğur Coşkun’la telefonda konuştuğunu ve kendisine Kandıra ekibiyle Sakarya Valiliğine geçmesini söylediğini aktaran Öcal, “Coşkun, ‘Gerekirse vurun.’ dedi. Ben de hava, deniz, jandarma içindeki FETÖ’cü personelin valiliği ele geçirmeye çalıştığını, bizim de buna engel olmak üzere görevlendirilmiş olabileceğimizi düşündüm.” ifadelerini kullandı.
Öcal, Kocaeli otogarında indiğini, buradan askeri araçla Sakarya’ya doğru yola çıktıklarını belirterek, “Sakarya’da bazı araçlardaki vatandaşlar Türk bayrağı sallıyordu. Bazı insanlar bize koşmaya başladı, ellerinde sopa vardı. Bunun üzerine Kocaeli’ye doğru dönüş yaptık. Yanımda bulunan Hakan Binbaşıya ‘Bu işte bir terslik var. Bunlar bize oyun mu oynuyor, ne yapacağız?’ dedim.
Daha sonra Kandıra Kışlasına döndüm.” diye konuştu. Daha sonra Kandıra Kaymakamlığa gittiğini, olayları ve ayrıntıları burada televizyondan öğrendiğini, tekrar birliğine döndüğünü kaydeden Öcal, savunmasını şöyle tamamladı:
“Olaydan birkaç gün sonra, Kandıra Cumhuriyet Savcısı geldi, gözaltı kararı olduğunu söyledi. Gözaltına alındık. O geceyi kışlada geçirdik. Suçlamaları kabul etmiyorum, tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum.”
Öcal, cumhuriyet savcısının sorusu üzerine, “Halkın bize karşı olumsuz bir durumu olmasaydı, içerisinde bulunduğum askeri araçla tugay komuta merkezine gidecektik.” dedi.


