CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Namazgah Barajı’ndaki mangan varlığı iddiasını barajın incelenmesi için gündeme getirdiğini kaydetti. Her konuda teknik bilgiye sahip olmadığını ifade eden Hürriyet, “Namazgah barajı ile ilgili tarafımıza iletilen iddialar sonucu tahlil yapmak bizim görevimiz olmadığı gibi bu tür imkanlarımız da yoktur. Numune almak, numune alınacak yerleri bilmek bile özel, teknik bilgi gerektiren işlerdendir. Üstelik birkaç laboratuvardan bu konuda teknik bilgi istediğimiz de karşılarında belediye ve iktidar olunca cevap almakta bile zorlandık. Çünkü herkes korkuyor. Uzun zamandır tarafımıza aktarılan Namazgah Barajı şikayetlerini biz de gündeme getirdik. İlgili kurumlara (Valilik gibi) ve çevre mühendisleri odasına da bu iddiaları ilettik ve araştırılmasını istedik. Dileğimiz suyun temiz çıkması yönündedir. Kaldı ki günlerdir Kandıra’da kokulu, bulanık ve çamurlu akan çeşme suyunu dikkate aldığımızda ve bize ulaşan iddiaların içeriğinde ‘gerçek veriler halktan gizleniyor olabilir’ cümleleri olunca bizim için bunu bakanlık düzeyinde sormak elzemdir. Çünkü ağır metallerin suyun rengini, kokusunu ve içilirliğini etkilediği bir gerçektir ve kuşku yaratmaktadır” dedi.
SU NASIL BİTTİBu konuda muhatabın İSU Genel Müdürü değil, Valilik bünyesindeki halk sağlığı birimlerinin olduğunu kaydeden Hürriyet, “İnşallah tahlil sonuçları negatif çıkar. Bütün dileğimiz budur. Ancak sonuçlar eğer pozitif çıkarsa ne olacak? Bunun da dışında Namazgah Barajı ile ilgili son dönemlerde sorulması gereken ve endişe içeren daha bir çok soru vardır. Örneğin; ne oldu da 2 yılda suyu bitti? Ne oldu da aylardır Kandıra’nın çeşmelerinden akan su, bulanık, kokulu ve içilmez şekilde akıyor? ‘Mangan seviyesini arttırabilir’ denilen ağaç kökleri baraj inşaatı zemin etüdü yapılırken orada değil miydi? Şimdi mi akıllarına geldi bu kökleri temizlemek? Su, bu kadar temiz ise şu anda Kandıra’nın çeşmelerinden neden bu barajın suyu akmıyor? Neden Kandıra’ya başka bir yerden su verilmeye başlandı? Barajlar öncelikli olarak vatandaşın su ihtiyacını karşılamak içindir. Böyle olduğu halde niçin bu baraj HES’e bağlanmıştır? Mangan denilen madde genel müdürün söylediği gibi hemen hasta eden bir şey midir? Yoksa etkisi 5-10 yıl sonra ortaya çıkacak ve yavaş yavaş hasta eden bir ağır metal midir? Bu baraj Kocaeli’ye ne kazandırmıştır? Ne kadar elektrik üretilmiştir? Yetkililerin, “bu kadar küçük bir arazide HES mi olur” demesine rağmen ısrarla barajı HES’e bağlayan ve suları heba edenlere karşı bir denetim ve yaptırım uygulanmış mıdır sorusu da burada anlam kazanmaktadır” dedi.
KANDIRA’DAKİ BASKIDiğer taraftan Kandıra’da sendikal mücadele veren Yüksel Endüstriyel işçilerini ziyaret ettiğinde belediye başkanı, AKP ilçe başkanı ve yetkililerin el birliği ile işçilere baskı yaptığına şahit olduğunu vurgulayan Hürriyet, “Üstelik bu işçilerin yüzde 90’nı AKP’ye oy veren insanlar. Kandıra’da erki elinde bulunduranlar OHAL sopasını FETÖ ile mücadele için değil, AKP’ye oy veren seçmene baskı için kullandıklarını gördük ve şahit olduk. Bu durumu Bakan Süleyman Soylu’ya tüm işçilerin gözü önünde telefonla ilettim. ‘Buradaki siyasi kadrolarınız ve atadığınız kişiler FETÖ ile yeterince mücadele etmiyor, bunun yerine size oy veren insanların sizden nefret etmesini sağlıyorlar’ dedim ve bir süre sonra Kandıra Kaymakam’ı FETÖ’den dolayı açığa alındı ve şu anda gözaltında” ifadelerini kullandı.


