Kazandığı birçok birincilikle Kandıra’nın adını ülkemizde duyurmayı başaran, ilçemizi Avrupa’da temsil eden ve son olarak Türkiye Güreş Federasyonu’nun faaliyet programında yer alan büyük erkekler Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası’nda birinciliği elde ederek Kandıra’ya büyük bir gurur yaşatan Kağıtsporlu Faruk Akkoyun, gazetemizi ziyaret etti. Bizde kendisini yakalamışken siz değerli okuyucularımızın merak ettikleri soruları kendisine yönelttik. Bilmeyenler için hatırlatmak gerekirse babası Gırgırlar Köyü’nden annesi ise Koruklar Köyü’nden olan Faruk Akkoyun, Keçi Mustafa lakabıyla tanınan Mustafa Akyalçın’ın torunu. İşte Akkoyun hakkında merak ettikleriniz;Öncelikle sizi biraz tanıyalım. Güreşe ne zaman başladınız?Güreşe 1996 yılında SEKA Kağıtspor’da başladım. Dedemin de ailemin de güreş sevgisi vardı. Biz de bu vesileyle güreşe başladık. İlk yıllarda yeteneğim olduğu için 1998 yılında minikler kategorisinde Türkiye şampiyonu oldum. Zamanla milli takıma seçildim ve o günden bu yana sporuma devam ediyorum. Yağlı güreşe daha çok ağırlık veriyorsunuz sanırım. Bu zamana kadar elde ettiğiniz dereceler neler ve hedefiniz nedir?Kocaeli halkımız yağlı güreşi daha çok seviyor. Bende devamlı olarak yağlı güreşe çekilmek istendim. Hocalarımla istişare yaptıktan sonra 2006 yılında yağlı güreşe döndüm ve her dalda birincilik elde ettim. 2006 yılında küçük orta küçükte birinci oldum. 2008 yılında küçük orta büyükte, 2009’da büyük orta ve 2011 yılında başpehlivanlığa yükseldim. 2011 yılından beri ilçemizi ve ilimizi başpehlivanlıkta temsil etmekteyim. Tabi hedefim her başpehlivan gibi Kırkpınarda altın kemeri almak. Kocaeli ve Kandıralı hemşerilerime bu altın kemeri getirmek istiyorum.
Son olarak Türkiye şampiyonluğunuz Kandıralıları çok mutlu etti. Bu konuda ne söylemek istersiniz?Daha önceden de milli takımda birçok kez Türkiye, Avrupa ve dünya liderlerinde ülkemi temsil ettim. O çok ayrı bir gurur. 2 senedir yapmıyordum, bırakmıştım ama baktım ki bir tarafım eksik kaldı. Hocalarımızla istişare ederek minder güreşine hazırlandık. Verdiğimiz emeklerimiz de boşa çıkmadı. Sevenlerimizin de duasıyla Türkiye şampiyonluğunu kazandım. Şimdi önümüzde 1 ay sonra İran’da yapılacak olan dünya kupası var. Ona hazırlanıyorum. Bu sene Kırkpınar güreşleri de benim için çok önemli. Herkes benden altın kemeri bekliyor. O yüzden daha iyi hazırlanacağım. Kandıra’nın isminin duyulmasında etkili bir isim olduğunuzu söyleyebiliriz…Bu konuda öncelikle Kandıra Belediye Başkanı Ünal Köken’e çok teşekkür ediyorum. Çünkü geçtiğimiz yıl istemediğimiz hadiseler yaşadık. Bu yüzden spor müsabakalarımızı yapamadık ama 1 sene önce gerçekten Türkiye’nin sayılı güreşleri burada yapılmış oldu ve şuan Türkiye’de herkes Kandıra’yı konuşuyor ve ben her gittiğim yerde olumlu yorumlar alıyorum. Buradaki müsabakalar canlı yayından verildi ve yapılan röportajlarda Kandıra’da sahillerin olduğunu duyanlar çok şaşırdı. Bu sene yine bu organizasyon düzenlenirse sporseverler hem burada güreşleri seyredip hem de Kandıra’nın doğal güzelliklerini görmek istiyorlar. Ben her yerde Kandıralı olmaktan, bu şehrin evladı olmaktan gurur duyduğumu belirtiyorum. İnşallah ilçemizi daha güzel temsil edeceğime inanıyorum. Hemşerilerimin dualarını bekliyorum. Bende inşallah onlara Kırkpınar altın kemerini hediye edeceğim. Hedefim dünya şampiyonluğu, Avrupa birinciliği ve Kırkpınar Altın Kemeri.
Yağlı güreşi daha çok sevdiğinizi söyleyebilir miyiz?Evet, çünkü bizim halkımız yağlı güreşleri daha çok seviyor. 80 yaşındaki dedemle sohbet ettiğimizde 70 yıldır Kandıra’da güreş seyrettiğini söylüyor. Buranın bir kültürü olmuş yağlı güreş. Zaten Belediye Başkanımız da sağ olsun bizlere güreş arenası yapıyor şuan ki Namazgâh alanında. Hiçbir desteğini esirgemiyor. Tabi bu şekilde herşey daha kaliteli daha güzel ve başarılı noktalara gelmiş oluyor. Kandıra halkının güzel yorumları bana enerji veriyor. Bunlar hep birlik ve beraberlikle olan şeyler. Bir topluluğun, bir kitlenin sizin arkanızda olduğunu hissetmek insana ayrı bir gurur ve enerji veriyor. Arkamdaki herkesin başarımdan dolayı benden daha çok sevindiğini bildiğim için daha çok başarı elde etmek istiyorum. Beni desteklemeye, izlemeye devam etsinler. Güreşe başladığınız ilk yıllarda başınızdan geçen ilginç bir olay, unutamadığınız bir anı var mı?Evet. İlkokul zamanlarında yazın camiye Kuran öğrenmeye giderdik. Bir hocamız vardı. Onun oğlu da güreşçiydi. Kuran dersimiz bittikten sonra hocamız ‘güreşmek isteyenler kalsın, diğerleri gitsin’ derdi. Aynı müsabaka havasında güreş yapardık. O zamanlarda bu heves başladı. Tabi dedem de çok iyi bir güreş izleyicisi. Onun da bana verdiği destekler sayesinde bugünlere geldim. Bir de ilk güreş salonuna gittiğimde bir arkadaşla yarışmıştım. Benden daha ince ve zayıftı ama bana karşı çok mücadele verdi ve kazandı. Ben orada çok hırs yaptım. Benden daha zayıf ve fizik olarak ufak bir arkadaş beni nasıl yenebilir diye kendime kızdım. 4-5 günümü uykusuz geçirdim ve sonra antremanlarda o arkadaşla yeniden karşılaştım. Hocamdan rica edip o arkadaşla yeniden güreştik ve nasıl bir hırs yaptıysam onu yendim. Son olarak neler söylemek istersiniz?Benim her zaman hedeflerim vardı. Hedef olmadan başarı da olmuyor. O yüzden ben hep bir hedef belirledim ve hedefime ulaşabilmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Buradan genç arkadaşlarıma da sesleniyorum; eğitimlerini asla aksatmasınlar. Ben eğitimimi de bir yandan devam ettirdim. Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’ndan mezun oldum. Şimdi yüksek lisansa başladım. Yani eğitim çok önemli. Eğitimli iyi bir sporcu olmak hem gençlere örnek olmak adına hem de toplumumuzda o vasfı kazanabilmek almış olduğun eğitimle birlikte daha güzel bir hale geliyor. Bir de her gittiğim yerde Kandıralı olarak anılmak bana onur ve gurur veriyor. İnşallah Kandıra’mızın daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Çünkü o kadar doğal güzellikleri olan bir ilçemiz ki, buraya geldiğim zaman huzur buluyorum. Bu yüzden çok şanslı olduğumuzu belirtmek istiyorum. Beni destekleyen, bana inanan, arkamda olan herkese çok teşekkür ediyorum.


