Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
sol 1 reklam sol 3 reklam
sag 1 reklam sag 2 reklam sag 3 reklam

CHP önce tehdit etti, şimdi ise yalan söylüyor!

AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, CHP’nin referandum süreci öncesinde tehditler savurduğunu, şimdi ise yalan beyanlarda bulunduğunu söyledi.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, CHP’nin referandum süreci
Rastgele Banner Alanları

AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, gazetemiz Kandıra Temsilciliği’ni ziyaret ederek referandum sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kandıra’da yapmış olduğu ziyaretlerden güzel izlenimler aldığını belirten Yılmaz, Kandıra halkının ülke geleceği ve milletin bekası söz konusu olduğunda tavrını net bir şekilde ortaya koyduğunu, Anayasa değişikliğine de en çok destek veren ilçelerden biri olacağını kaydetti. Konuşmasında halkın merak ettikleri soruları da yanıtlayan Yılmaz, CHP’ye de sert çıktı. İşte Yılmaz ile yaptığımız keyifli söyleşi;
Kararsız seçmen, referandum sürecini AK Parti’nin kendi isteğine göre hazırlanmış bir anayasa değişikliği olarak algılıyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
1982 Anayasası’nın değiştirilmesi tüm partilerin gündeminde olan bir konuydu. Dolayısıyla hepsi 1982 Anayasası’nı darbe anayasası kabul ediyor ve değişmesi gerektiğini söylüyordu. Biz bu noktada sadece ilk 4 maddede hiçbir tartışmanın olmayacağını söyledik. Ama genel itibariyle 1982 Anayasası darbeci Kenan Evren tarafından dikta edilen 1960 darbesinden sonra yazılan Anayasa gibi milletin iradesi ile kaleme alınmamış. Ben bunlara kanlı Anayasa diyorum. 60 darbesi de Menderes’in kanıyla yazıldı. 80 darbesi de 5 bin sağcı-solcu gencimizin kanı akıtılarak darbe yapıldıktan sonra oluşan ortamda darbeci Kenan Evren’in Cumhurbaşkanlığı döneminde kaleme alınan anayasalardı. Bunlar tüm siyasiler tarafından hiçbir zaman meşru olarak görülmedi. Değiştirilmesi arzulandı. Biz bunlar için adımlar atmıştık. Kesinlikle üzerimizden çıkarmamız gereken bu deli gömleğini milletin diliyle yeniden kaleme almamız gereken, toplumsal sözleşmemiz olan anayasayı yeniden yapmak adına ortaya konan tüm çabalarımıza CHP karşılık vermedi. Uzlaşma komisyonları kuruldu, partilere çağrılar yapıldı. Dedik ki meclisteki çoğunluğa karşı değil her partinin eşit sayıdaki temsilcileri ile bir uzlaşma komisyonu kurarak bu kararı verelim. Cemil Çiçek bu konuda çok çaba harcadı ama CHP neticede yine havlu atarak işi neticesiz bıraktı.

Size göre CHP neden ‘Hayır’ cephesinde yer almayı tercih etti?
Çünkü darbe zihniyetinin bu ülke için öngördüğü, milletin egemenliğini engelleyerek iktidar olmasını değil muktedir olmasını engelleyecek vesayet odaklarının oluşturulduğu bu anayasa da çok büyük bir sistem değişikliği yapıyoruz. Bu yüzden birilerinde panik ve telaş var. CHP sadece 27 yıl bu ülkede iktidarda kaldı.  O da demokrasiden bahsedilemeyecek yıllardı. Çok partili hayata geçtikten sonra 66 yıl bu millet CHP’nin iktidara gelmesine izin vermedi. Millet iradesinin bu ülkeyi yönetim mekanizmasında güçlü olmasını öngören adımlar attıkça CHP’nin telaşı başladı. Çünkü bugüne kadar millet iradesinden hiçbir zaman destek alamadılar.
CHP’NİN SÖYLEDİĞİ HERŞEY BÜYÜK BİR YALAN
Hatırlarsanız CHP bu sürecin başında önce tehditlere başvurmuştu. Kılıçdaroğlu, “Kan dökülmeden bu Anayasayı geçiremezsiniz” diyerek tehditler savuruyordu. Referandum süreci başladıktan sonra da CHP’nin yalanları başladı. “Tek adamlık geliyor, meclisin kapısına kilit vuruluyor, muhtarlıklar kaldırılıyor, kendi çocuklarını vekil yapıyorlar, kendi çocuklarına askerlik yaptırmamak için seçilme yaşını 18’e indirdiler” gibi yalanlarla devam ediyorlar. Şunu net olarak söylüyorum; CHP’nin Anayasa değişikliği ile ilgili söylediği her şey büyük bir yalandan ibaret ve bu yalanları milletimiz gördükçe, biz getirdiğimiz sistemi millete anlattıkça, özellikle bu süreçte Avrupa’nın ikiyüzlü tavrını izledikçe milletimiz gerçeği görmeye başladı. O yüzden CHP şuan da çok zor durumda.

Peki, vatandaşın en çok merak ettiği bir soruyu yöneltmek istiyorum. Yeni Anayasa’ya niçin ihtiyaç duyuyoruz?
Bilindiği gibi merhum Turgut Özal, Muhsin Yazıcıoğlu, Alparslan Türkeş ve Necmettin Erbakan da Türkiye’de parlamenter sistemin bu haliyle tıkandığını, işleyemediğini, cuntalara, darbelere zemin hazırladığını dile getirmişti. Biz şuan da Türk tipi diye dünyada uygulanan çeşitli sistemlerden örnek alarak ve bizim de siyasi tecrübemizi işin içine katarak ortaya koyduğumuz bize has bir modeli milletimize sunuyoruz. Ne Amerika’nın devlet başkanlığı ne Fransa’nın yarı başkanlığı ne o ne de bu. Hepsinin güzel tahlilleri yapılarak bizim siyasi tecrübelerimiz de göz önüne alınarak ortaya çıkmış iyi bir model. Bu noktada bizim için çıta şu; millet iradesi, millet egemenliği, devletin tüm kurumlarında karar verici söz sahibi olacak. Bugüne kadar millet hep dışlanmıştı. Devlet millet ayrışması vardı. Biz bu kaynaşmayı sağladık ve şimdi bunun sisteme dönüştürüp kalıcı olmasını istiyoruz. Yarın farklı bir zihniyetin gelip, devletle milleti ayrıştırıp, bu ülkeye zaman kaybettirmesine izin vermek istemiyoruz. Anayasa değişikliğinin ruhunda bu var. Devletin 3 saç ayağı yasama, yürütme ve yargı millet tarafından seçilecek ve yönetilecek. Mesele bu.
18 madde hakkında milleti bilgilendirmeye başladınız. Bu süreçte Kandıra’yı da ziyaret ettiniz. Gözlemleriniz neler?
Kandıra’da yapmış olduğum ziyaretlerde almış olduğum izlenim yüzde 80-90 oranında bu meseleye bir katkı olduğu. Ben inanıyorum ki Kandıra bu referandum da Kocaeli’nin zirve yapacak inşallah birinciliğe oturacak ilçelerinden biri olacak. Çünkü Kandıra halkı ülke geleceği ve milletin bekası söz konusu olduğunda tavrını net bir şekilde ortaya koymuş bir halk. Buna güveniyoruz. İnşallah iyi bir netice alacağız.

Bu ziyaretlerde vatandaşın en çok merak ettiği, sizlere en çok yönelttiği soru ne?
En önemlisi tek adamlık konusu. Vatandaş bize “diktatör oluşturuyorsunuz” diyordu. Artık bu yavaş yavaş çözülmeye başladı. Şuandaki Cumhurbaşkanının yetkileriyle bizim tesis ettiğimiz Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde oluşacak Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini karşılaştırdığımızda bunun kocaman bir yalan olduğu hemen ortaya çıkıyor. Şuan ki sistemde Kenan Evren için hazırlanmış darbeci diktatör bir sistemin içindeyiz. Sorgulanamaz, her karara hâkim, yasamanın yürütmenin üzerinde hükmü olan, her meselede imzası olan ama sorumluluğu ve yargılaması olmayan, sırf sistemi kontrol emek için bir makam oluşturulmuş. Yeni sistemle karşılaştırıldığında bu önyargı kırılıyor.
DEĞİŞEN MADDELER KARŞILAŞTIRILMALI
Her seçmenimiz bu 18 maddeyi bugünkü halleriyle karşılaştırmalı. Bu bilgilere internetten çok rahat ulaşabilirler. Teşkilatlarımız da bu konudaki broşürleri her bölgeye dağıtıyor. Aklıselim tüm vatandaşlarımız bu maddeleri anlayarak okusun. Yarım saatini ayırarak ülkemizin geleceği ile alakalı bilgi sahibi olsun. Zaten okudukça bu kafa karışıklığı ve söylenen yalanların doğru olmadığı anlaşılacak. Özellikle mevcut sistemle karşılaşmasını yaptığında her şey net olarak ortaya çıkıyor.

Hayır diyen siyasi partiler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Şuan da Hayır olarak net tavır sergileyen CHP ve HDP var. Saadet Partisi ilk başlarda Hayır dedi fakat şu süreçte yaptığı yanlıştan döneceğini düşünüyorum. Batıya karşı Anadolu’nun gücünü ortaya çıkarmaya çalışmış Necmettin Erbakan hocamızın talebelerine bugün Hollanda ve Almanya’nın sergilediği tavırla aynı çizgide olmak yakışmıyor. Özellikle son yaşananlardan sonra bu tavırlarının değişeceğini düşünüyorum. 1 Kasım seçimlerinde olduğu gibi milletimizin geleceğini ilgilendiren bu referandumda Evet’den yana tavır alacağına canı gönülden inanıyorum. Bu bizim ortak meselemizdir.
Son olarak neler söylemek istersiniz?
Bu mesele önümüzdeki yılları ilgilendiren reformun ilk adımı. Bu sistem değişikliği ile Türkiye’de artık şahıslara yönelik değil, millet iradesine dayalı güçlü, demokratik bir sistemin temellerini atıyoruz. Bazılarının endişesi var. Cumhurbaşkanımızdan sonra ne olur endişesi. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız tam da bu endişeden dolayı sağlam bir temeli inşa etmek istiyor. Biz çocuklarımıza güçlü, sağlam temelleri olan bir yönetim sistemi bırakmak adına tarihi bir mesuliyet içindeyiz. Bu mesuliyeti taşıyarak sandıklara gideceğiz ve hedeflediğimiz güçlü büyük 2071 Türkiye’sinin anahtarını attığımız ‘Evet’ oyuyla açmış olacağız.
 
 

Kandıra'nın Sesi - Reklam Alanları
Sadece Mobilde Görünen GIF'ler

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kandıra Kaymakamlığı, olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle 29 Temmuz
Sıradaki Haber 29 Temmuz’da Kandıra’da 6 Plaj Hariç Tüm Sahillerde Denize Girmek Yasaklandı
error: İçerik Korunmaktadır!