Bu akşam CHP Kandıra İlçe Başkanlığı’nda, siyasetin samimiyetle buluştuğu özel bir anın tanığı oldum.
Karşımda, partisini en iyi şekilde temsil eden bir ilçe başkanı ve genç, dinamik, herkese dokunmayı hedefleyen bir yönetim vardı.
Toplantıda ayrıca iki başarılı meclis üyesi de yer alıyordu; biri mimar, diğeri harita mühendisi.
İlçe başkanının inşaat mühendisi olması tesadüf değil. Siyasette de şehrin inşasında olduğu gibi sağlam bir altyapı, disiplin ve planlama gerekiyor.
Ama asıl dikkat çeken, Kandıra’nın değerli aileleri ve iş insanlarından oluşan yönetim kurulunun enerjisi ve kapsayıcı yaklaşımıydı.
Burada siyaset, sadece bir görev değil; toplumla kurulan samimi bir bağ olarak kendini gösteriyor.

Haftalık toplantı sonrası, çaylarımızı yudumlarken sohbet ortamında siyasetin ötesinde yıllara dayalı dostluk ve deneyimler de konuşuldu.
Gürcan Yalçıntuğ’un beni övgüyle tanıtması, siyasetin rekabetten ibaret olmadığını; nezaket ve insani temasla da yürütülebileceğini hatırlattı.
Kandıra, geniş bir coğrafya: 96 muhtarlık, 325 mahalle ve 91 köy… Bu coğrafyada siyasetin gerçek ölçüsü, sadece oy sayısı değil; halkla kurulan iletişim ve sahadaki görünürlük.
Gürcan Başkan’ın vizyonu tam da bunu gösteriyor: Ev ziyaretleri, iş yerleri, cenazeler, düğünler… CHP artık “herkesin partisi” olma yolunda somut adımlar atıyor.
Gürcan Başkan’ın kongrede güven tazelemesi, kadın ve gençlik kollarını güçlendirme hedefi, CHP Kandıra’da siyasetin yeni bir solukla ilerleyeceğinin işareti.
Gürcan Başkan, partisini masa başında değil; sahada, halkın hayatına dokunarak yönetiyor.
Özetle, CHP Kandıra kabuğunu kırıyor. Bu yaklaşım sadece partiler arası rekabeti değil, toplumla siyasetin buluştuğu samimi ve umut dolu bir geleceği de işaret ediyor.
Kandıra siyasetinde esen bu yeni rüzgar, göstermelik değil, köklü ve kalıcı olursa önümüzdeki seçimlerde etkisi hissedilecek. Halkla kurulan bağ ve sahadaki görünürlük, seçim kazanmanın da ötesinde siyasetin gerçek ölçütü oluyor.



YORUMLAR