Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde bulunan bir taşınmazla ilgili yaşanan yüzölçümü anlaşmazlığı, Yargıtay’ın verdiği kararla sonuçlandı. Sayısallaştırma çalışmaları sonrasında arazisinin yaklaşık yarısını kaybettiğini ileri süren taşınmaz sahibi, açtığı davayı kazandı.
Arazi Bir Anda 3 Bin Metrekareden Fazla Küçüldü
Davaya konu olan taşınmaz, 2014 yılında 6 bin 960 metrekare olarak satın alındı. Ancak kadastro kayıtlarının modern tekniklerle yeniden düzenlenmesi kapsamında yapılan sayısallaştırma işlemleri sonrasında arazinin resmi yüzölçümü 3 bin 594 metrekare olarak kayıtlara geçti. Bu durum üzerine taşınmaz sahibi, yaklaşık 3 bin 366 metrekarelik kayıp nedeniyle Hazine aleyhine tazminat davası açtı.
Mahkeme: Ölçüm Farkından Kaynaklandı
Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan incelemelerde, arazinin sınırlarında ya da fiili kullanımında herhangi bir değişiklik olmadığı tespit edildi. Mahkeme, yüzölçümündeki azalmanın eski kadastro yöntemleri ile yeni sayısal ölçüm teknikleri arasındaki farklardan kaynaklandığına hükmederek davacıyı haklı buldu.
Hazine İtiraz Etti, Sonuç Değişmedi
Karara itiraz eden Hazine, taşınmaz sahibinin halen tapu maliki olduğunu ve bu nedenle tazminat talep edemeyeceğini savundu. Ancak önce Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, ardından da Yargıtay 5. Hukuk Dairesi yapılan itirazları yerinde bulmadı. Yargıtay, oy birliğiyle aldığı kararda devletin tazminat sorumluluğunun bulunduğuna hükmederek yerel mahkeme kararını onadı.
Benzer Durumdaki Arazi Sahipleri İçin Önemli Karar
Uzmanlar, kararın özellikle kadastro yenileme ve sayısallaştırma çalışmaları sonrasında tapu kayıtlarında yüzölçümü değişen taşınmazlar açısından emsal niteliği taşıyabileceğini belirtiyor. Karar, fiili sınırlar değişmese bile ölçüm tekniklerinden kaynaklanan kayıplarda belirli şartlar altında devletin sorumluluğunun doğabileceğini ortaya koydu.
Sayısallaştırma Nedir?
Sayısallaştırma, eski yöntemlerle hazırlanan kadastro paftalarının ve taşınmaz sınırlarının günümüz teknolojileri kullanılarak dijital ortama aktarılması işlemidir. GPS ve uydu destekli ölçümler sayesinde taşınmazların konumları ve yüzölçümleri daha hassas şekilde belirlenebilmektedir.
Kaynak: Nokta Gazetesi


